NMÇAAL Şenlik 16 Aralık | Son Feci Bisiklet, maNga ve Daha Fazlası

Herkese merhabalar :)

Kişisel instagram hesabımı ya da twitter hesabımı takip ediyorsanız 16 Aralık'ta katıldığım şenliği biliyorsunuzdur. O gün yaşanılanları anlatmak, gruplardan bahsetmek ve anımı ölümsüzleştirmek için bir blog yazmaya karar verdim. Bu arada belirtmeden geçeyim; konserde 100'e yakın video çektiğimiz halde videolarda fazla eğlendiğimiz için paylaşmayacağım. Beğendiğim videoları paylaşacak olursam eğer twitter hesabımda bulabilirsiniz. Buraya da linklerini koyarım. 

Sınava yeniden hazırlanıyorum ve belli başlı moral bozuklukları yaşamaya başladığım sırada kardeşim bana konserin afişini gönderdi ve birkaç dakika içerisinde aldığımız kararla gitmeye karar verdik. 

Sahne alacak gruplar Mor ve Ötesi, maNga, Son Feci Bisiklet, 163, Bildiğin Gibi Değil ve İnsan Mıyız Beyler'di. Doğrusunu söylemek gerekirse konsere gitme sebebim maNga ve Mor ve Ötesi'ni görebilmekti.  Çocukluğumu bu iki grupla geçirdim ve konserlerine gitme imkanım olmamıştı. 

Biletleri erkenden aldık, heyecanla konser gününü bekliyoruz derken büyük gün geldi çattı. Konser alanına babam bıraktı bizi. Fazlasıyla uzun bir kuyruk vardı. Ayrıca yeni gelenler 'arkadaşlarım yer tuttu' diyerek önlere geçince sinirlendim fakat sonrasında kardeşimle ne olursa olsun eğleneceğimize dair söz verdik. Bir saat kadar kuyrukta bekledikten sonra kapılar açıldı ve içeri alınmaya başladık. Normalde iki sıra vardı; isme özel biletler, kodlu biletler. Katılım fazla olduğu için sıra sayısı üçe çıkarıldı. Eh bu sırada bizde öne geçtik. Biletler kontrol edildi, çantalar ve üstler arandı derken girdik konser alanına.




Konserde neler yaşandığını anlatmadan önce sırada beklerken gözüme çarpan şeylerden bahsetmek istiyorum. Benimle yaşıt ve benden yaşça büyük olan kişi sayısı 50'yi geçer miydi bilmiyorum. Lise öğrencilerinden gözüme en çok çarpanı hepsinin elinde sigara olmasıydı. Sigarayı sevmeyen ve sigaradan rahatsız olan biri olarak söylemeliyim ki küçük yaşta kendini zehirlemeye bu kadar meraklı olan insanları bir arada görmek bende şoka sebep oldu. Sıradayken görevli gençlerin 'yanıcı, patlayıcı, parfüm, deodorant, sigara' tarzı şeylerin sokulmayacağını söylemesine rağmen onlara karşı çıkan, değişik değişik hareketler sergileyenler oldu. 

Yaşanan birkaç olaydan sonra geldiğim için pişmanlık duymaya başladım. Herneyse, içeri girdik sahneye yaklaştık derken sırada ki kalabalık nereye gitti anlayamadım fakat biz önlerdeydik. 

Konserin açılışını İnsan Mıyız Beyler adlı grup yaptı. Bir konserin gidişatı kadar açılışı da önemli bana göre. Baştan o enerjiyi alamıyorsa insan sonrasında da bir kopukluk yaşayacaktır diye düşünüyorum. Bu konuda İMB grubuna büyük bir sorumluluk düşüyordu. Söylemem gerekir ki tamamen üstesinden geldiler. Sahnede çok enerjiklerdi. Onların enerjisi seyirciye de yansıdı. Yanlış hatırlamıyorsam bir ay sonra Spotify da yayınlanacak şarkılarını söylediler. Ek olarak Athena, Yok Öyle Kararlı Şeyler ve emin olamasam da Duman'dan parçalar seslendirdiler. Sahne hakimiyetleri olsun, grup olarak enerjileri olsun kesinlikle harikaydı. Grubun aktif hesaplarına aşağıda verdiğim linklere tıklayarak ulaşabilirsiniz; 

Grubun Youtube Kanalı: i.m.b. official
Grubun Instagram Hesabı: i.m.b official

İkinci sahne alan grup Bildiğin Gibi Değil adlı gruptu. Aralarda yaptıkları espriler, Pinhani'den seslendirdikleri şarkılar ile sakin ve huzurlu bir ortam oluşturdular. Tabi sonlara doğru onlar ca coşturmadı değil :) Takip ettiğim bir grup değillerdi fakat listeme ekledim onları da :) Onların da yeni şarkısı çıkacakmış yanlış duymadıysam Spotify'da. Heyecanla bekliyoruz diyelim o halde. 

Grubun Twitter Hesabı: Bildiğin Gibi Değil
Grubun Instagram Hesabı: BDG

Üçüncü grup 163'tü. İsimlerini duysam da çok dinlediğim bir grup değillerdi. Kendi şarkılarından seslendirdiler. Araya bir de Nirvana katınca konser alanı çığlıklarla doluştu tabi :) Amfi sorunları yaşandığı için ufak bir ara verdiler ve bu arada Ankara'da başlayıp İstanbul'a gitmelerinden, bazen orada yalnız hissetmelerinden bahsettiler. Böyle bir kitleyi bir arada görmekten memnun oldularını da dile getirdiler tabi. Grubu konserden sonra dinlemeye başladım. İstanbul'da yolları açık olsun :)

Grubun Youtube Kanalı: 163official
Grubun Instagram Hesabı: 163 Official
Grubun Twitter Hesabı: 163
Grubun Google+ Hesabı: 163

Dördüncü grup olan Son Feci Bisiklet'e geçmeden önce konser alanında yaşanılanlardan bahsedeyim biraz. Kitle olarak biraz değişikti. Konsere öpüşmeye gelen çiftler mi dersiniz kavga çıkarmaya meyilli insanlar mı. Ah bir de ayakta ve sırasız olduğu için arkadan gelenlerin 'pardon' diyerek önlere geçmesi vardı. Konserlerde keşke boy sırasına göre dizilsek dedim o an. 1.55'lik boyumla 1.70'lerin 1.80'lerin arkasında kaldım. Sahneyi görmem bu sıralarda zor olsa da benden uzun olan kardeşim habire benimle yer değiştirip grupları izlememe yardım etti. Alanda tanıştığımız minikleri ise 18 yaşında olduğuma inandıramadım. Eh minyon olmak böyle bir şey :) 

İçeri girerken su şişelerini bırakmamız istenmişti. Yiyecek-içecek satışları içeride yapıldı. Ah bir su satan amcamız vardı ki gruplar konuşurken, şarkı söylerken 'su' diye bağırarak aramızdan geçmeye çalışırken ne badireler atlattı. Yazıda komik olmasa da o anlara şahit oldukça gülmeden edemiyorsunuz :) 

Son Feci Bisiklet sahneye çıkarken 30 dakikalık bir ara oldu. Gruplar kendi enstrümanlarını getirdikleri için onların kurumu, amfide çıkan sorunun halledilmesi falan derken geçen dakikalarda DJ'in çaldığı şarkılara eşlik edip dans ettik. SFB'in sahnesi için sis aleti (?) de hazırlanmıştı. Grubu önceden dinlediğim için eski şarkılarına daha fazla hakimim. Yeni şarkılarında çok fazla eşlik edemesem de sahneden inmeden hemen önce söyledikleri 'Bu Kız' şarkısına bütün salon eşlik ettik :) 

Grubun Youtube Kanalı: Son Feci Bisiklet
Grubun Twitter Hesabı: Son Feci Bisiklet
Grubun Facebook Sayfası: S.F.B
Grubun Google+ Hesabı: Son Feci Bisiklet

maNga'nın da sahneye çıkışı bir yarım saat kadar sonra oldu. Ayaklarım çok fazla ağrısa da sahneye çıktıkları andan itibaren büyük bir enerji ile doldum. Ben çocukken çok severdim maNga'yi. Hala daha severim. Şarkılarını sıkılmadan dinlediğim, ezbere takılmadan söylediğim nadir Türk gruplarından. Çocukluğumun şarkılarını canlı canlı dinlemek daha bir farklı oluyormuş onu anladım :) 

Yan taraftaki fotoğrafı ben çektim. Fotoğrafı yan dönükken daha çok beğendiğim için burada da öyle paylaştım diyebilirim :) 

maNga sahnede aşırı enerjikti. Şarkıdan şarkıya arasız geçtiler ve bütün salon onlara eşlik etti, yıkıldı bile diyebilirim. Onları neden sevdiğimi tekrar tekrar anladım. 'Keşke şu şarkıyı söyleseler' dediğim bütün şarkıları söylediler. 

maNga'nın en çok bilinen şarkılarından olan Bir Kadın Çizeceksin şarkısının 13. yılı olduğu için grubun solisti Ferman Akgül bunun hakkında bir konuşma yaptı. O konuşmayı twitter hesabımda paylaştım. Buraya tıklayarak o videoya ulaşabilirsiniz :)

Grubun Twitter Hesabı: maNga Music
Grubun VEVO Hesabı: maNga Vevo
Grubun Facebook Sayfası: maNga
Grubun Instagram Hesabı: maNgaMusic
Grubun Web Sitesi: maNga


maNga'dan sonra Mor ve Ötesi'ni sonuna kadar dinlemeye fazla vaktim olmadı. Sabah 8'de dersim vardı ve gitmek zorundaydım. Ayrıca yol bir saat sürüyordu. Bu yüzden konserden erken ayrıldım fakat dışarıdan dinlediğim ve izlediğim videolara göre onlar da harikaydılar. Açıkçası sonuna kadar kalamadığım için kendimi kötü hissediyorum fakat yapabileceğim başka bir şey yoktu. Konserin geceye kadar süreceğini tahmin etmemiştim :) 

Grubun Twitter Hesabı: Mor ve Ötesi
Grubun Facebook Sayfası: Mor ve Ötesi
Grubun Instagram Hesabı: Mor ve Ötesi 

Ferman Akgül 13. yıl konuşması yaparken su satan amcamız yanımıza geldi yine. Videoyu izlerken dikkatlice dinlerseniz arkadan 'su' diye bağıran birini duyacaksınız :) Oradaki kızlardan biri dayanamadı 'amca su istemiyoruz, maNga var sahnede' dedi tabi. 

Konserin çıkışında izin verilmediği halde alkol alan ve sonrasında kavga eden kişiler oldu. Konsere gidecekseniz bunu aklınıza koyun; ne kadar çok içki yasak denilse de o içki bir şekilde giriyor ortama. Lisedeyken sınıf arkadaşlarımdan da yapan vardı. Mezuniyetimize de içki yasak denildiği halde içki sokulmuştu oradan biliyorum :) İçtiğiniz alkolü ağzınızla içmiyorsanız içmeyin. Orada sizin dışınızda da insanlar var ve etrafa saldırarak o insanların haklarını kısıtlamış oluyorsunuz. 

Bu uzun yazının da sonu geliyor tabi. Son olarak da konsere gideceklere tavsiyeler yazayım;


  1. Spor ayakkabı giyin. Eğer ki benim gittiğim gibi fazlasıyla eğleneceğiniz zıplayıp hoplayacağınız bir konsere gidiyorsanız ayaklarınızın biraz daha dayanabilmesi için rahat bir ayakkabı şart. Ben çizme ile gittim. Normalde çok rahat olmama rağmen eve gelene kadar neler çektim bir ben biliyorum. Topuklu giyerek gelenlerin de neler yaşadığına şahit oldum alanda :)
  2. Rahat edeceğiniz kıyafetler giyin. Ben ve kardeşim gayet rahat hareket edebildiğimiz kıyafetler giydiğimiz için konserin sonuna kadar sıkıntı yaşamadan zıpladık, oturduk. Etekle, elbiseyle vb. şeylerle gelenler giderken saydırıyordu. Çıkış saatimizde hem hava soğuktu hem de içeride istedikleri gibi hareket edememişlerdi.
  3. Yanınızda ıslak mendil, peçete taşıyın. Terlediğinizde yardımınıza yetişecekler.
  4. Para bulundurun. O alanlarda satılan yiyecek-içeceklerden almak isteyeceksiniz mutlaka. Biz su sokamadığımız için habire içeriden su aldık mesela. Eh konser alanlarında bu şeyler ucuz olmuyor. Ona göre tahmini bir para alırsanız kafanız rahat eder. 
  5. Powerbank (taşınabilir şarj cihazı) sahibiyseniz götürün. Kardeşimle %100 şarjla çıktık evden. Son sahneye kalmamamıza rağmen kardeşim telefonu kapanmıştı ve benimki direniyordu. 
  6. Hırsızlık olayları bu tarz kalabalık alanlarda olabiliyor. Bizler yaşamadık fakat insan ne olacağını kestiremiyor. Bunlara dikkat edin. 
Aklıma gelenler bunlardı. Konser gününü hatırladığım kadarıyla anlatmaya çalıştım. Umarım hoşunuza gitmiştir. Bahsettiğim gruplara destek vermenizi istiyorum. Böyle genç grupları ne kadar desteklersek müziğimizi o kadar geliştirebiliriz. 








Güne Nasıl Başlıyorum? | MİM

Merhabalar 🌸

Aylar sonra yeni bir yazı yayınladığım için biraz heyecanlıyım. Ah hayır, Şifremi unutmadım. Sadece sınava hazırladığım için günlerim fazlasıyla yoğun. Ara sıra da sınav psikolojisi kötü etkiliyor beni. Bu sıralarda da kendimi rahatlatmaya çalışıyor, ailemle veya halalarımla vakit geçiriyorum.

Bugün ki yazımın konusu da halamın beni etiketlediği güne başlamak mimi. Halamın yazısını okumak için buraya tıklayın.

Bir haftada altı gün boyunca erken kalkmak gibi bir zorunluluğum yok. Mezun olduğum için derslerim öğleden sonra oluyor. Yine de uykumun düzende olması için sabahları dokuz veya on gibi uyanıyorum. Kahvaltı yapmayı çok seven ya da uyanır uyanmaz kahvaltı arayan biri olmadığım için bir saate yakın vakti yatağımda video izleyerek, internette gezinerek harcıyorum.

Geçen bir saatin ardından acıktığımı hissedince ne yemek istediğime karar veriyorum. Bu sırada yüzümü yıkıyor, dişlerimi fırçalıyor, temizlediğim yüzümü tonikliyorum.

Sabahları çay demlemeye üşendiğimden genelde poşet çay içiyorum sabahları. O gün ki isteğime bağlı olarak yeşil çay veya bitki çayı. Çay istemiyorsam da süt...

Kahvaltı sırasında da yine videolar izliyor, müzik dinliyorum. Günün geri kalanında spor yapıyor, çalışma programımı tamamlamaya çalışıyorum. Eğer ki programımı tamamlarsam ardından bir bölüm dizi izleme hakkı veriyorum kendime. İnsanın kendini ödüllendirmesi gerekiyor :) 

Günlerim böyle geçiyor genel olarak. Pazarları dersim sabahtan olduğu için sürünerek dershaneye gidiyorum desem yeridir. Ders başlayana kadar orada uyuyor, teneffüsleri de yine uyumak için bir vakitmiş gibi görüyorum.

Aylardır burada olmadığım için mimi kimler yaptı bilemiyorum. Yapmayanınız varsa ve yazımı okuduysanız sizler de yapın lütfen :)


STUDYBLOG AÇTIM!

Herkese merhabalar!

Kendimle birlikte başkalarını da motive etmek amacıyla instagram hesabı açtım. Hem burada ki yazılarım için hem de günlük olarak çalışmalarımı görmek için açtım hesabımı. Buraya tıklayarak hesabıma ulaşabilirsiniz. 

Ayrıca yakın arkadaşım Gökçe'de kendi çalışmalarını görmek için bir hesap açtı.  Kendisi benden 100 kat daha iyidir bu konularda. Onun hesabına da buradan ulaşabilirsiniz. 

Biz iki genci takip edip desteklerseniz seviniriz!

MARKALAR | MİM

Herkese merhabalar!
Yeni bir mim ile karşınızdayım. Sevgili İrem'in beni etiketlediği bu mim hakkında onun yazdığı yazıyı okumak için tıklayınız.

Öncelikle söylemeliyim ki bir marka takıntım yok. Giydiklerimde, eşyalarımda markaya dikkat etmem pek. Bu yüzden mimde genel olarak yiyecek - içecek markaları var.

1) TORKU 

Bu sene dershaneye giderken yol üzerinde ki Torku mağazına uğrayıp sabahları soğuk kahvelerinden almaya başladım. Ders başlamadan Torku'ya gidiyor çikolata, kahve - ki benim favorim Mocha- , çubuk kraker ve kek tarzı şeyleri dolduruyorduk çantamıza. Bütün gün ders çalışırken de bunları tüketiyorduk. Gerek maddi olarak gerek tat olarak çok iyi!

2) ÜLKER 

En sevdiğim abur cubur markası desem yeridir. Çikolatalarına, keklerine ayrı bayılıyorum! Rulokatıydı, albenisiydi, dankek pötisiydi derken favorim oldu. 

3) ISANA 

Rossmann'da kolaylıkla bulabileceğiniz bu marka genel olarak bakım malzemelerinden oluşuyor. Yakın arkadaşım İlkay sayesinde öğrendim bu markayı. Rossmann'a her gittiğimizde ürünlerine baktığımız ve denediğimiz bir marka oldu, çıktı. 




Mimlediğim kişiler; 





UYKU

Geçen sene sınava hazırlanırken hocalarımdan ve motivasyon bloglarından uykunun önemine dair birçok şey duymuş, okumuştum. Tabi o zamanlar bunu idrak edememiştim. Aklımda olan tek şey 'uykumdan feragat etmem gerek böylece daha çok çalışırım' düşüncesiydi. Ne kadar yanlış olduğunu yeni yeni fark ediyorum.

Öncelikle Popular Scince dergisinin Ağustos sayısında okuduğum küçük bir yazıyı sizler ile paylaşmak istiyorum. Bu yazıyı okumanız dahi uykunun önemini anlamanızı sağlayacak.

BEYNİN UYKUSUZLUKLA SINAVI

Yetersiz uyku, beynimizin önceden kurduğu bağlantıları temizlemesine, deyim yerindeyse beynin kendi kendini yemesine sebep oluyor. Üstelik telafi uykusu da bu süreci tersine çeviremiyor.
İtalya'daki Marche Politeknik Üniversitesi'nden Michelle Belesi önderliğinde yürütülen çalışmada memeli beyninin uykudan nasıl etkilendiği incelendi ve ilgi çekici sonuçlar elde edildi.
Beynimiz aslında benzer bir temizliği uyku esnasında, gliyal hücreleri kullanarak yapıyor. Ancak uykuda yapılan temizlikte kullanılmayan ya da ihtiyaç duyulmayan bağlantılar temizleniyor ki yenileri daha güçlü olabilsin. Beyin uykusuz kaldığındaysa temizlik hücrelerinin daha aktif olmaya başladıkları ve yanlış ya da aşırı temizlik yapıp zarar vermeye başladıkları görüldü. " 

Yazıda da açık bir şekilde anlatıldığı gibi beyin uykusuz kaldığında yararlı yararsız her bilgiyi temizliyor. "Dört saatlik uyku bana şimdilik yeter. Okuldan gelince uyurum, uykumu alırım." demek doğru değil.  

Sevgili Seray Abla'nın (tıklayınız) 'Az Uyursam Daha Zeki Olur Muyum?' adlı bir yazısı var profilinde. Kısaca özetlemek gerekirse zeki insanların az uyuduğunun doğru olduğunu fakat bunun sebebinin çok zeki insanlarda beynin bilgiler arasında fazla bağ kurmaya çalıştığı için insanı yorduğunu, uykusuzluğun ise bu bağ kurma işini yavaşlattığından bahsetmiş.Yazısını da 'Az uyumak sizi daha zeki yapmaz, daha az zeki yapar çünkü normalde kurabildiğiniz bağları kurmanıza engel olur. Başarı, zekaya değil çalışma disiplinine bağlıdır. Zeka ise uyku sürenize bağlı değildir. Gereğinden (8-10 saat) az uyumak da çok uyumak da sağlık sorunudur ve başka sorunlara yol açar.' diyerek özetlemiş.

Peki, bunları dedim ama benim uyku düzenim nasıl? 

Küçüklüğümden beri gelen bir alışkanlığım varsa o da gündüz uyuyup gece dinç olmamdır fakat bunun gelişmem açısından yanlış olduğunu fark etmekle birlikte uyku saatlerimi düzenledim. 

Uyku saatinizi kendinize göre ayarlamanız taraftarıyım. Mesela benim uyudukça uyuyasım geliyor ve 7-8 saatten fazla uyuyunca da az uyuyunca da dinç hissetmiyorum. 

Dershaneye 8'de gidiyor, öğleden sonra iki veya üç gibi dönüyorum. Gerek otobüs gerek sıcak hava derken yorulduğum için 30 - 45 dakika bir uyku molası veriyorum. Sizlere yaptıklarım tamamen doğru, sizler de uygulayın diyemem. 

Ders çalışırken uykum gelmiyor mu? Geliyorsa neler yapıyorum?

Ders çalışırken uykunuz geliyorsa bunun birden çok cevabı olabilir.
-Uykunuzu alamamışsınızdır.
-Çalıştığınız yer havasızdır.
-Diyafram nefesi yerine akciğer nefesi alıyorsunuzdur.
-Çalıştığınız yerin ışığı uygun değildir vs. 

Bu sebepleri kendinizi tanımanız ile düzeltebilirsiniz. Uyku saati mevzusunu konuşmuştuk. 

Çalıştığınız yerin havasız olması; Kapalı bir kutuda ders çalışıyorsanız zamanla oksijen yerine karbondioksit solumaya başlayacaksınız. Böyle zamanlarda pencere varsa açarak havalandırabilir, dışarı çıkarak temiz hava alabilirsiniz.

Diyafram nefesi değil de akciğer nefesi almak; Diyafram nefesi en doğru nefes alma şeklidir. Birçoğunun bilmediği ya da yanlış algıladığı bu nefes alma şeklini halalarımla meditasyon yaparken öğrenmiştim. O zamandan beri uyguluyorum. Diyafram nefesi odaklanmayı arttırır, panik ve endişeyi azaltır, cildi canlandırır. Peki ya diyafram nefesi nasıl alınır? Genellikle nefes alırken karnımızı düzleştirir, nefes verirken kubbeleştiririz. Diyafram nefesi ise bunun tersidir. Nefes alırken karnımız kubbeleşir, verirken düzleşir. 

Çalıştığınız yerin ışığının uygun olmaması; Loş bir ortamda çalışmak uykunuzu getirirken, ışığı iyice ayarladıktan sonra uyku sorununu halledebilirsiniz. Tabi mutant ben yine bu konuda da bir farklılık gösteriyorum. Genel olarak ışığın fazla olduğu bir ortamda ders çalışırken çok fazla uykum geliyor. Çözümü birkaç gün mum ışığında veya masa lambası  ışığında çalışmakta buldum. Birkaç tane mum yakıyor, odanın belli yerlerine yerleştiriyorum ki çoğunluğu masamda oluyor. Sizde bu işe yaramayabilir, uykunuz gelebilir lakin ben böyle çalıştığımda daha dinç hissettim. 

Yazının sonuna gelmişken tekrar belirtmek isterim ki lütfen ders çalışmak için uykunuzdan feragat etmeyin. Uykunuzu alamadığınızda ders çalışırken habire uyuklayacak, çalıştığınızdan hiçbir şey anlamazsınız. Ha bu demek değil ki bütün gün uyuyun. Sadece kendinizi keşfedin. Ne kadar uyumak size yetiyor, nasıl çalışmak size faydalı.. Bunları ben ya da bir başkası bilemez. Yalnızca siz bilebilirsiniz. Kendinize iyi bakın :)

12 AĞUSTOS ANKARA BLOGGER BULUŞMASI

---------------------------------------------------
"Dünyayı güzellik kurtaracak Ve bir insanı sevmekle başlayacak her şey."
---------------------------------------------------



Buluşma hakkında yazı yazan son blogger benim galiba. Bunun için kendimi alkışlıyorum... Bu yazının neden bu kadar geç geldiğini açıklamam gerekirse bilgisayarın bozulması, derslerin başlaması derken taslak olarak kaldı elimde. Kusura bakmayın..







Öncelikle buluşma yazısını okuduğumdan beri fazlasıyla heyecanlıydım. Blog yazmaya başlayalı birkaç hafta olmuştu, birçok blogger ile tanışacaktım. Bunların heyecanı ile süslendim püslendim derken kardeşimi de alıp çıktım yola. 

Rahatlıkla gidebileceğim bir yerde olduğu ve öncesinden gidip gördüğüm için bulmak kolay oldu. Halamı görünce sarıldık, heyecanımızdan konuştuk.

Buluşma da en küçük bloggerlardan ikincisiydim. Birincisi Hayata Genç Bakış'tı ki kendisi bana göre günün sürpriziydi. Yaş olarak küçük olmam bir miktar çekinmemi sağladı lakin ortam öyle sıcaktı ki bu çekingenliğimi kolayca atabildim üzerimden. 

Kendimizi tanıttık, bloğumuzdan bahsettik. Buluşmaya gelemeyen Derya'nın Spor Günlüğü video ile katıldı aramıza, Ece abla ise çiçek yollayarak. 



Yazılacak çok şey var fakat kelimeleri aklımda toparlayamıyorum. Bana kalırsa fazlasıyla samimi bir ortamdı. Yaşlarımıza bakmadan, birbirimizle ilgilenip, güzel sohbetler ettik. Umarım bunun devamı olur, buluşmalar geleneksel hale gelir. Ah bir de başka şehirlerde de olsa ve oralara da gidebilsek güzel olurdu. 

Buluşmayı ayarlayan halamın(dahamutluyuz.com) kendini tanıttığı video;


(Videoyu ne yaptıysam kesemedim. Kusura bakmayın..)





Buluşmaya katılanlar;

maviveedebiyat.blogspot.com.
birögrencininkaleminden.blogspot.com.
herşeydenkonuşmalı.com.
sibelinhobidunyası.blogspot.com.
cocuklankara.com
birtutamayca.blogspot.com.
dilimkalemim.blogspot.com.
bucurukveben.blogspot.com.
merihinatmosferinde.blogspot.com.
cafetigris.com.
bizkimizkadiniz.blogspot.com.
fundaceyhanla.blogspot.com.
zehranindunyasi.blogspot.com.
beydaninkitapligi.blogspot.com.
hayatagencbakis.blogspot.com.
dahamutluyuz.com.


Öğrenciler İçin Uygulamalar

Herkese merhabalar 
Yazmayı en çok istediğim yazı ile karşınızdayım! Ders çalışırken kullanabileceğiniz uygulamalardan bahsedeceğim bu yazıda. Kendi faydalandıklarımı koydum. Genel olarak YGS - LYS için uygulamalar fakat lise hayatınızda da rahatça kullanabileceğinizi düşünüyorum. Androidlerde rahatça bulabileceğiniz bu uygulamalar iOS'ta da var mı bilemiyorum. Kusursa bakmayın :) 

1) Üniversiteye Hazırlanıyorum

Hedefinizi ve ne kadar yaklaştığınızı görebileceğiniz bir uygulama. Konu ve soru takibi yapabildiğiniz gibi ne kadar ders çalıştığınızın da takibini yapabiliyorsunuz. Her gün farklı bir söz ile karşınıza çıkıyor uygulama. Mesela şu an yazan günün sözü;

"Birçok insan başarısızlığa uğramaz çünkü hiç denemez." - Norman MacEwan


2) Biyoloji Sözlüğü

Biyoloji konu anlatımlarında ya da sorularda geçen ve o an hatırlamadığınız şeyleri kolayca bulabileceğiniz bir uygulama. Kelimeyi anlattıktan sonra bir de görsel ile açıklıyor. 







3) Gri Koç

Youtube kanalı sayesinde tanıyıp bildiğimiz, neşeli hocamızın bir de uygulaması var. Bu uygulama da videoları rahatça izleyebiliyor, duvarda hem ekibin hem de öğrencilerin yazdıklarını takip edebiliyorsunuz. Motivasyon açısından işinize yarayacaktır.





4) Memrise

Yabancı dilleri öğrenmek istiyorsanız işinize fazlasıyla yarayacak bir uygulama.  Twitter'da takipleştiğim bir arkadaşımdan görüp kullanmaya başladım. Sizlere kelimeleri okunuşları ile birlikte veriyor, o ülkenin yerlilerinin söylediklerini tahmin etmeye çalışıyor, duyduğunuz şeyleri yazmayı deniyorsunuz. Pro versiyonu da var, ücretli olan fakat yükseltmeden de rahatça faydalanabileceğiniz bir uygulama. Unuttuğum İngilizce ve Almanca'yı buradan tekrar ediyor, üstüne Korece ve Japonca çalışıyorum. 





5) Mathway

Çok bilinmeyenli denklemleri, logaritma vb soruları çözmekte size yardımcı olacak bir uygulama. Uygulamayı indirmek istemezseniz bir internet sitesi de mevcut. Buraya tıklayarak internet sitelerine ulaşabilirsiniz. 





6) Malmath


Trigonometri, integral, limit, türev gibi konuların sorularını yazdığınız takdirde hem soruları çözüyor hem de adım adım nasıl çözüldüğünü anlatıyor. Ayrıca Türkçe! 






7) Fizik Formülleri

Fizik formüllerine kolayca ulaşabileceğiniz bir uygulama. Sadece son sınıfların değil, 9-10 ve 11.sınıflarında işine yarayacağına eminim. 








8) YGS Tarih Ders Notu

Benim lisedeyken en çok faydalandığım, tarih notlarını fazlasıyla beğendiğim tek uygulama. Konu başlıkları uygulamayı açtığınızda karşınıza çıkıyor. Tarih hocamızın derste sorduğu soruların cevaplarını kolayca bulabiliyordum ki söylemek isterim Tarih hocam fazlasıyla zor soruyordu.




9) Sınav Koçu

Konularda ne kadar ilerlediğinizi yüzdelik dilimlere göre takip edebileceğiniz bir uygulama. Ayrıca sınava ne kadar kaldığına da bakabiliyor, soru da çözebiliyorsunuz. 







10) Sınav Hocası

Türkiye genelinde denemeler olabileceğiniz, başka insanlarla düello da karşılıklı soru çözebileceğiniz, konu çalışabileceğiniz ve birçok şeyi daha yapabileceğiniz bir uygulama. 






 11) Clockwork Tomato(1.) ve Pomodoro Timer(2.)

Pomodoro tekniği artık daha yaygın. Benimde ders çalışırken kullandığım bir yöntem. Bilmeyenler için Pomodro tekniği; 25 dakika ders, 5 dakika ara şeklinde ilerliyor.  Bu bir pomodoro ediyor. 4 pomodoro'nun sonunda 15-30 dakikalık büyük bir ara oluyor. Bu teknikte şöyle bir şey var ki çalıştığınız 25 dakika içerisinde sadece dersiniz ile ilgilenmelisiniz. Konu tekrarı yapıyorsunuz diyelim, süreden önce bitirdiniz. Tekrardan başlayın, not çıkartın. 5 dakika arada da dersi düşünmeyip, başka şeyler ile ilgilenin.
 
Bu iki uygulamayı da kullanıyorum. Clockwork Tomato(üstteki) 'yu bir tık daha fazla kullanıyorum. İlk uygulamada saatinizin renklerine kadar her şeyi ayarlayabiliyorsunuz. Ayrıca ekranda saatiniz de görünüyor. Başlangıçta tik tak sesi çıkıyor ardından son 10 ve 5. dakika da ,yanlış hatırlamıyorsam, bu sesleri duyuyorsunuz. Diğer uygulama da ise tik tak sesleri 25 dakika boyunca devam ediyor. Ders çalışmakta sorun yaşıyorsanız faydalanabileceğiniz iki uygulama :) 






12) Timetable

Dersler, görevler, sınavlar vb şeyleri sıralayabileceğiniz, program yapabileceğiniz bir uygulama. 








13) Türkçe Konu Anlatım YGS LYS

YGS'ye hazırlanırken kullanıyordum. Konuları anlattığı kartları var. Geçen sene fazla reklam çıkıyordu fakat test çözerken bir konu aklınıza takıldığında kısaca bakabileceğiniz bir uygulama.





14) Coğrafya Yardımcım

YGS - LYS konularını özet halde bulabileceğiniz, sonrasında da öğrendiklerinizden test olabileceğiniz bir uygulama. Ayrıca konuları çalıştıktan sonra ne kadar ilerlediğinizi de görebiliyorsunuz. Çıkmış soruları, uygulamadaki soruları da çözebilirsiniz.






15) GeoFormül

Konu başlıklarını ve bu konulara ait kısa bir açıklama ile formülleri bulabileceğiniz bir uygulama. 


16) YGS Fizik

YGS konularını başlık başlık bulabilir, videosunu izlerken uygulama içerisinde not tutabilir, sonrasında da o konuyu ne kadar kavradığınızı anlamak için mini test yapabilirsiniz. Yanlış yaptığınız soruların da videolu çözümüne ulaşmak mümkün. Uygulama çok hoşuma gitse de tek bir eksisi var ki fazla reklam çıkıyor. Ama artıları için göz ardı edilebilecek bir eksi :) 




17) Memorado

Memorado, akıl oyunları bulabileceğiniz bir uygulama. Başlangıçta bir ankete tabii tutuluyorsunuz sonrasında da  testin sonuçlarına göre oyunlar başlıyor. Uygulama Türkçe ve İngilizce karışık bir dilde. 







18) Quality Time

Telefonu elimize aldığımızda bize kısa gibi gelse de saatler sürebilen bu aktiviteye ne kadar vakit ayırdığınızı görmek istiyorsanız bu uygulama size göre. Telefonunuzda hangi uygulamaya ne kadar vakit ayırdığınızı görebilirsiniz. Sonuçların sizi de şaşırtacağına eminim!







Bu Blogda Ara

Blogger tarafından desteklenmektedir.

İzleyiciler